tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog malkara psikolog lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog

tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog malkara psikolog lüleburgaz psikolog

MAKALELERİMİZ

GÜNCEL YAZILARIMIZ

Çocuklarda Cinsel Taciz

ÇOCUKLARDA CİNSEL TACİZ

Son zamanlarda “cinsel taciz” kelimesi hem medyanın hem de toplumun gündemini yakından ilgilendiren ve dikkatlerin böyle bir konu ile nasıl baş edilmesi gerektiğine dair çözüm önerilerine çevrildiği bir süreç olarak ele alınmaktadır. Cinsel taciz, yaş, ırk, cinsiyet, kültür ya da sosyo-ekonomik düzey gözetmeksizin taciz edilen ve taciz eden kişi arasındaki şahsi bir problem gibi gözükse de bu durum aslında toplumsal bir problem olarak ele alınmak zorundadır. Bu nedenle toplum duyarlılığını arttırmak için anne-baba ve çocukları hızlı ve doğru bir biçimde bilinçlendirmeye yönelik eğitimlerin verilmesi gerekmektedir.

Çocuğa yönelik cinsel taciz en genel tanımıyla, bir yetişkin ya da yaşça daha büyük bir çocuk tarafından diğer çocuğun ruh ve beden sağlığı gözetmeksizin çocuğun bedeni üzerinden cinsel dürtülerini tatmin etmek amacıyla yapılmış olan her türlü aktivite olarak açıklanabilmektedir. Bu aktiviteler arasında çocuğun cinsel organlarını ya da bedenini okşama, çocuğu eliyle tacizcinin cinsel organına dokunmaya zorlama ya da ağzına almasını isteme, çocuğun vajina ya da anüsüne cinsel organ ya da farklı bir cisim sokmaya yönelme gibi davranışları içerebildiği gibi her cinsel taciz olarak adlandırılan aktivite tensel temas yoluyla olmayabilmektedir. Bu gibi durumlarda tacizci çocuğun kıyafetlerini çıkartarak bedenini çıplak izleme, çocuğa çıplak şekilde poz verdirerek fotoğraflarını ya da videosunu çekme ve bunun üzerinden çocuk pornografisini oluşturarak ticarete yönelme gibi davranışlarda da bulunabilmektedir.

KİM BU TACİZCİLER?

Toplumda çocukları yetiştirirken onları koruyabilmek adına en yaygın şekilde onlara aileleri tarafından ”Sakın tanımadığın kişilerle konuşma. Yabancıların elini tutup onlarla hiçbir yere gitme. Yabancıların elinden herhangi bir şey alıp yiyip içme” gibi uyarılarda bulunulmaktadır. Böylece çocuklara yabancılara karşı mesafeli durmaları gerektiği öğretilmiş olunur. Ancak toplumdaki çocuk tacizine yönelik suç dosyaları incelendiğinde acı bir gerçekle karşılaşılmaktadır ki bu da tacizcilerin azınlığını yabancılar oluştururken çoğunluğunu ise, çocuğun tanıdığı, güvendiği ve sevgi duyduğu kişiler oluşturmaktadır. Bu kişiler öğretmen, bakıcı, yakın komşu, yakın akraba, yeğen-kuzen gibi kendisinden birkaç yaş büyük çocuklar ve arkadaşlar olabilmektedir. Bu nedenle bu durum çocuk ve tacizci arasında şahsi bir problem gibi gözükse de aslında cinsel taciz toplumsal olarak çözüm getirilmesi gereken bir sorundur. Çünkü yetişkinlerin çocuklara ya da ergenlik dönemine yeni girmiş olan kişilere yönelik cinsel arzularının olması bugün ruhsal bir hastalık olarak ele alınabilen pedofilinin varlığından söz ettirmektedir.

NEDEN ÇOCUKLAR?

Çocuklar, toplum içerisinde sevilme ile kabul görme ihtiyacını en çok hisseden ve gördüğü ilgi karşısında koşulsuz olarak karşısındakine düşünmeden yaklaşabilen, çok küçük şeylerle çok büyük mutluluklar yakalayabilen kişilerdir. Bu nedenle tacizcilerin yaklaşımları her zaman çocuklara karşı sevecen olmaktadır. Böylece tacizci, “Gel seninle oyun oynayalım” derken çocukların bedenlerine dokunabilme fırsatını ele geçirmiş olduğunu düşünmekte ya da “Hadi seninle fış fış kayıkçı yapalım” derken çocuğu kucağına oturtturup kucağında çocuğu ileri geri hareket ettirerek cinsel organına sürtünme yoluyla cinsel tatmin sağlayabilmektedir. Ne yazık ki birçok çocuk oyun içerisindeki bu tür dokunmaları kötü dokunmalar olarak algılayamamaktadır. Yaşlarının küçük olmaları nedeniyle farkındalık düzeylerinin iyi ve kötü dokunmaları ayırt edecek kadar gelişmemiş olması tacizcinin çocuğa karşı davranışlarını devam ettirmesinde ki en önemli etkendir. Ayrıca çocuklar, ailelerinden çekinebilmekte ya da tacizciden aldığı “Sakın annene söyleme” gibi tehditler karşısında korkarak içe kapanabilmektedirler. İfade edici dilleri yeteri kadar gelişmediği için kendilerini ifade etmede, yaşadıklarını anlatabilmede yetersiz kalabilmektedirler. Bu durumda kimse bana inanmaz endişesi ile yaşadıklarını ailelerine söylemekten kaçınabilmektedirler. Tüm bu nedenler tacizciler tarafından çocuklara yaklaşmaları için kolay ele geçirilmiş fırsatlar olarak değerlendirilmektedirler.

ÇOCUKLARI CİNSEL TACİZ YAŞAMALARINDAN NASIL KORUYABİLİRİZ?

Erken çocukluk dönemine denk gelen 2,5-3 yaşlarında çocuklar bilinçli olarak kendi bedenlerini incelemeye ve karşı cinsin bedenini gözlemlemeye başlamaktadırlar. Bu gözlem süreci çocuk gelişiminde yaşanması gereken bir süreç olup bu süreç içerisinde çocuk cinsiyet kavramını oturtmaya başlamaktadır. Böylece çocuk, kız vücudu ile erkek vücudu arasındaki farklılıkları daha iyi anlamlandırabilmektedir. Bu süreç içerisinde aileler çocukların ağzından “Anne neden senin pipin yok? Ben de büyüyünce benimde memelerim senin gibi olacak mı?” gibi sorgulamalar duyabilmektedirler. Bu dönemde çocukların cinsel kimlik gelişimine hitaben yapmış olduğu sorgulamalara doğru yanıtlar vermek çok önemlidir. Tabi ki de bu yanıtlar çocuğun yaşı göz önünde bulundurularak anlayabilecekleri düzeyde basit ifadeler içermelidir. Bunun yanı sıra çocuğa en başından itibaren doğru sevme şekli ile yaklaşılmalı ve aile tarafından çocuğun mutlaka sınırları çizilmelidir. Küçük yaşlarda çocuğun girdiği sosyal ortamları ve kurduğu yakın ilişkileri (oyun parkları, anaokulu, misafirlikler vb.) aile kontrolünde olduğu için ailelerin çizdiği sınırlar ve yaptığı gözlemler de çok önemlidir. Aksi takdir de çocuğu sürekli “Onunla konuşma, seni kaçırırlar, dışarıda çocuk hırsızları var” vb. yapılan açıklamalar çocuğun toplum arasında kaygılı büyümesine neden olarak özgüven gelişimini etkileyebilmekte ve aileye bağımlı olan çocukların yetişmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle aile olarak çocuğun davranışlarını yakın takip etmeli ve risk unsurları gördükçe çocuğu uyarmak gerekmektedir. Örneğin; gittiği oyun parkında kendisini seven ve orada onunla ilgilenen bir yetişkine çocuğun onunla yakın düzeyde ilişki kurduğunu gözlemlediğimizde orada mutlaka anne ve babası olarak çocuğunuzu takip ettiğinizi bildirmek amaçlı çocuğun yanına giderek çocukla ilgilenen yetişkine anne ve babası olduğunuzu mutlaka bildirmelisiniz. Daha sonrasında ise, çocuğun parkta ya da herhangi bir yerde tanışmış olduğu yeni kişilerle mutlaka anne ve babanın da tanışması gerektiğini bir toplum kuralı olarak çocuğu korkutmadan alışkanlık haline getirilmesi gerekmektedir. Bu alışkanlıkların daha kolay kazanılabilmesi için çocuktan yapmasını beklediğiniz davranışları ilk önce anne-baba olarak ebeveynler yapabilir ve böylece çocukların gözünde model oluşturularak doğal öğrenme yapılmış olmaktadır. Örneğin; çocuğun tanımadığı bir annenin arkadaşını onunla tanıştırarak “İşte sen de yeni tanıdığın kişileri, onlarla ne yaptığını benim sana gösterdiğim gibi mutlaka bize söylemeli ve bizimle paylaşmalısın” şeklinde ki davranışsal sınırlandırmalarla çocuğun yakın ilişkilerini kontrol altında tutulması gerekmektedir. Bununla birlikte çocuğun cinsellikle ilgili sorduğu sorulara doğru yanıtlar vermek ve geçiştirmemek çok önemlidir. Çocuk, cinsel eğitimi ve bedenini ne şekilde koruyacağını mutlaka aileden öğrenmelidir. Aksi takdirde aileden doğru yanıtlar almadığını düşündüğünde hem aileye olan güveni sarsılabilmekte hem de doğru cevapları öğrenebilmek için dışarıya yönelmeye başlamaktadır. Arkadaşlarından ya da internet ortamından cinsellikle ilgili sağladığı bilgiler ise, çocukların anlayabileceği düzeyde olmadığı için çocuk büyümekten korkmaya başlayabilmekte ya da bunları düşündüğü için kendini suçlu ve günahkar hissedebilmektedir. Hatta bu konularla ilgili edinilmiş yanlış bilgiler sonucunda çocuğun kaygı düzeyi artarak bu düşünceler cinsel içerikli ya da dini içerikli obsesyonlara (takıntılara) dönüşebilmektedir.

Çocukları Sevme Şekilleri Onları Cinsel Tacize Karşı Savunmasız Hale Getirebilir mi?

Türk toplumu olarak, aile içerisinde anne-baba rollerinin genellikle çocuklarına karşı aşırı koruyucu ve sevgilerini tensel temas yoluyla yansıtabilmeye dayalı olduğu görülmektedir. Tensel temas yolu ile sevme biçiminde çocukların popolarını sıkarak sevme, çocuğu aşırı öpme, çocuğu dudağından öpme vb. davranışlar yansıtılmaktadır. Bu durumda ebeveynler olarak çocuklara sevgiyi yansıtırken öte yandan çocuğun bir yetişkin tarafından dudağından öpülebileceği, poposunun ya da cinsel organının okşanarak sıkılarak sevilebileceği çocuk tarafından normal olarak algılanmaktadır. Ebeveyn olarak çocuğun yanında soyunmak, çocuğun yanında çıplak dolaşmak yine çocuğun gözünde yetişkin bir bireyin yanında soyunmasını normalleştirmiş olmaktadır. Bunun yanı sıra toplum arasından en sık görülen çocuğa yaklaşım biçimlerinden bir diğeri de çocukların cinsel organlarına kulağa hoş gelen cici isimler takmaktır. Örneğin “Kızımın ipeği var ya da oğlumun mikisi var.” gibi cinsel organlara isim takmak çocukların bu konuda sempati geliştirmelerine neden olmaktadır. Özellikle erkek çocuklarına ebeveynler tarafından övünç kaynağı olarak söylenen “Göster oğlum pipini ağabeylere” vb. cümleler çocuklara cinsel organlarını yetişkinlere göstermenin doğru hatta övünç kaynağı olduğu mesajını vermektedir. Bu durumda çocuklar ebeveynlerinin kendilerine yaptıkları sevgi içerikli bu tür davranışları benimseyerek aynı davranışlar taciz amaçlı bir başkası tarafından kendisine yapıldığında bu tür davranışları kötü davranışlar olarak ayırt edemeyebilmektedirler.

Çocuğun Cinsel Taciz Yaşayıp Yaşamadığını Nasıl Anlayabiliriz?

Anne-baba olarak çocuklarımızı yakından takip etmek en önemli anne-babalık görevidir. Bir çocuğun cinsel taciz yaşayıp yaşamadığına ilişkin en önemli ipuçlarını çocukta oluşan davranış değişiklikleri yansıtmaktadır. Cinsel taciz, çocuklarda ciddi düzeyde duygusal travma yaratmaktadır. Bu duygusal travmalar içe kapanma, nedensiz şekilde ağlama, anne-babaya kendisini sevdirmek istememe, özbakım temizliği için dahi olsa (tuvaletten sonra poposunu sildirme, yıkanma vb.) hiç kimsenin(anne ve baba dahil) bedenine ve cinsel organlarına dokunmasını istememe, iştah kesikliği, dışarıya çıkmaktan çekinme, yaşına uygun oyunlara karşı duyarsız kalma, uyuyamama ya da uykudan korkarak uyanma, yalnız kalmaktan korkma, sürekli anne ya da babanın yanında kalmak isteme, anne ve babanın gözünün içine korkak ya da çekingen bakma, kekemeliğin başlaması, bedeninde anlamlandırılamayan kızarıklık ve morartıların olması, okula gitmeyi reddetme, resimlerinde, hayallerinde ve oyunlarında cinsel tacize ilişkin unsurların olması, olağan dışı saldırganlık halleri, suça yönelme ile intihar eğilimleri vb. şekilde davranışlara yansımaktadır.

Cinsel Taciz Yaşamış Olan Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalıdır?

Öncelikle cinsel taciz yaşamış olan çocuğun karşısında ebeveynler olarak oldukça soğukkanlı durarak çocuğun yaşadıklarını başından sonuna kadar anlatmasını sabırla beklemelisiniz. Aksi takdirde çocuk ebeveyninin telaşından korkabilir ve bu korku kendisinde daha büyük bir duygusal travmaya neden olabilmektedir.
Cinsel taciz yaşamış olan çocuk çok paniklemiş durumda ise, telkinlerle ve ona sarılarak kendisinin şu anda güvende olduğunu hissettirmek gerekmektedir. Çocuğa bu olanların kendi hatası olmadığı konusunda cesaret verilmelidir.
Cinsel tacizde bulunan kişiye adli ceza verilebilmesi için yetkili merkezlere suç duyurusunda bulunulmalı, çocuğun ifadesi alınırken çocuğun kendisine yardım edilmeye çalışıldığını ve güvende olduğunu hissetmesi çok önemlidir. Çocuğun adli kurumlarda ifadesi alınırken çocuğun bir psikolog gözetiminde olması gerekmektedir.
Çocuk fiziksel muayene sırasında acele ettirilmemeli ve tedavi eden kişiyle çocuk arasında güven ilişkisi sağlanmalıdır.
Gerekli işlemler sonrasında mutlaka çocuğa uzman bir kişi tarafından psikolojik destek sağlanmalıdır.

Cinsel taciz ile ilgili çocuğun ailesine çocuğa yaklaşım tarzına yönelik psiko-eğitim verilmelidir.

Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Uzman Klinik Psikolog; Burcu Yarapsanlı ZAYİM