tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog malkara psikolog lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu çerkezköy saray malkara lüleburgaz tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog tekirdağ psikolog çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog

tekirdağ psikolog mutlu yaşam psikolojik danışmanlık merkezi çorlu psikolog çerkezköy psikolog saray psikolog malkara psikolog lüleburgaz psikolog

MAKALELERİMİZ

GÜNCEL YAZILARIMIZ

Aile içi iletişimler can yakıcı olabilir!

DİKKAT!!! AİLE İÇİ İLETİŞİM KAZALARI CAN YAKIYOR…

Türk kültürü içerisinde Aile kavramına gösterilen bağlılık, sadakat, saygı ve sevgiye ilişkin hassasiyet maalesef ki son zamanlarda yerini boşanma mahkemelerine bırakmış durumdadır. Bu nedenle son zamanlarda aile içi iletişimin giderek artan bir şekilde bozulması pek çok evliliğin sonlanmasına ya da eşlerin birbirlerine karşı sevgi ve saygılarını yitirmelerine neden olmaktadır. Böyle bir mutsuz sonu engelleyebilmek için ise, aile içerisindeki iletişim yollarını iyileştirmek gerekmektedir.

Bu nedenle öncelikle aile içi ilişkilerde önem teşvik eden iletişim kavramının anlamı üzerinde durulmalıdır.

Aile içi iletişimin önemini açıklayabilmek için birbiriyle iç içe geçmiş bir zincir halkası hayal edebilirsiniz. Eğer ki böyle bir zincir halkasında bir zincir zayıflar ise o zaman ağırlık ve tutucu yük diğer halkaların üzerine baskı olarak yansımaktadır. Böyle bir süreçte eğer zayıf halkada kopma ve kırılma söz konusu olursa o zaman halkaların birbirlerine bağlılığı da kopmuş olmaktadır. Bu durumda aile yapısının gerektirdiği biz kavramı ben kavramına dönüşerek birlikteliği sonlandırıp bireysel hareket etmeyi, düşünmeyi ve davranmayı arttırmaktadır. Bu nedenle aile içi iletişimi bozan etkenleri diğer aile üyelerine yansıtan birey hem kendi moralini hem de diğer bireylerin moralini ciddi düzeylerde bozabilmektedir. Bunun yanı sıra günlük yaşamın getirmiş olduğu sorumluluklar ve stres etkenleri sonunda aile üyeleri ile iletişim içerisindeyken birçok hata yapılabilmektedir. Aslında birçok kez yapılan bu hataların farkında bile olunmamaktadır. Bu durum aile bireyleri arasında “Aslında ben öyle söylemek istemedim, beni yanlış anladın” gibi cümleler duyulmasına ya da birikim sonucu öfke patlamalarına neden olabilmektedir. Bu durumda sağlıklı iletişim kuramayan birey incitmek istemediği halde farkında olmadan, karşısındaki kişiyi kırmaya neden olan birçok durum yaşayabilmektedir. Yaşanılan bu durumlara genel olarak İLETİŞİM KAZALARI denilmektedir.

Sağlıklı iletişim kurabilmenin kilit noktası ise, kişinin karşısındaki kişiyi kırdığını fark edebilme ve fark ettikten sonra duygu ve düşüncelerini doğru bir yolla tekrar açıklayabilmeye ilişkin geçen sürede izlenen tutum ve davranışlardır. Böylece bireylerin farkındalık düzeyleri arttırılarak aile içerisinde daha sağlıklı iletişim yöntemlerinin kullanılması sağlanılmaktadır. Böylece iletişim kazalarına neden olan tutum yanlışlarının düzeltilmesi mümkün olmaktadır.

AİLE İÇERİSİNDE YAŞADIĞIMIZ İLETİŞİM KAZALARI NELERDİR?

TANI KOYMA, OLAYLARI YORUMLAMA: Aile içerisinde yaşanan iletişim kazalarının nedenlerinin başında gelen tanı koyma ve olayları yorumlama durumu aile bireylerinin birbirleri ile iletişimlerinin sonlanmasına neden olan en önemli etkenlerin başında yer almaktadır. Bu durum aşağıda aile içerisinde yaşanan gerçek olaylarla örneklendirilerek daha açık bir şekilde ifade edilmiştir.
Örnek: Okuldan üzgün bir şekilde eve gelen çocuk salonda babasının oturduğunu görünce yanına gider ve babasıyla dertleşmeye çalışır. Bugün oldukları matematik sınavından zayıf not alan çocuk bu durumu babasına ifade ederken öğretmeninin kendisi ile ilgili söylediği cümleyi de aynen babasına aktarmış bulunmaktadır.

Çocuk: “Baba, bugün Matematik sınavı olduk ve sınavım çok kötü geçti. Öğretmen sorularını biraz daha dikkatli okumamı ve matematik sorularını yapabileceğime dair kendime güvenmem gerektiğini söyledi.”

Baba: “ Öğretmen resmen sana geri zekalı demiş. Bir de bana bunu utanmadan anlatabiliyorsun. Bence zekanda bir problem olmalı. Yoksa bir insan önünde yazılı duran bir soruyu neden doğru bir şekilde okuyamasın ki?

Bu kısa diyalog içerisinde baba durumun neden kaynaklı olduğunu tam olarak anlamadan olayları anladığı şekilde yorumlamakta ve çocuğun durumu ile ilgili tanı koymaktadır. Böyle bir iletişim tarzı çocuğun baba ile sorunlarını paylaşmasını engellerken aynı zamanda kendine olan güvenini de oldukça derinden sarsmaktadır.

Bir başka örneğe değinecek olursak, bu diyalog da karı-koca arasında geçmektedir.

Bayan: Bugün kardeşimle görüştük. İşleri yolunda gitmiyormuş. Bu aralar kazancı da iyi değilmiş. Morali çok bozuktu.

Eşi: Ne yani senin kardeşine biz mi yardım edeceğiz? Sen bana bunu bu yüzden mi anlatıyorsun? Zaten geçen gün ticarete atılıp çok para kazanmaktan bahsediyordu O kim para kazanmak kim? Hayal görüyor olmalı. Zaten senin kardeşin bence şizofren de olabilir.

Bayan: Bence sen şizofrensin. Daha cümlemi bitirmeden hemen konuşmaya başladın…………

Böyle bir diyalog eşler arasında güven problemini doğurabildiği gibi eşlerin olayları yorumlama ve tanılamaya gitme tutumlarıyla birlikte ön yargıları ve öfkeyi de arttırmaktadır.

2)AD TAKMA, ALAY ETME, KÜÇÜK DÜŞÜRME, KÜFÜR ETME

Türk toplumunda aile bireylerinin ;şaka yollu da olsa ad takma ve hiyerarşi sağlayabilmek için güçlünün güçsüze aşağılayıcı davranması hali iletişim kazaları içerisinde oldukça yaygın görülen bir durumdur. Örneğin, “Beceriksiz, aptalca konuşma! ,bebek gibi davranma, sulu göz vb.” ifadelerle diğer aile bireylerinin yanında küçük düşürücü ifadeler kullanıyor olma ve alay etme hali bir iletişim kazasıdır. Sarf edilen bu gibi ifadeler bireylerin kendisini değersiz görmesine, sevilmediğini hissetmesine ve aile içerisindeki iletişimi olumsuz olarak etkilemesine neden olmaktadır. Ayrıca çocukların bu durumu içselleştirerek böyle bir davranışı normal olarak görmeye başlaması ve çevresindeki kişilere de örnek aldığı şekilde davranması kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu nedenle iletişim yöntemlerinin aile bireylerinden sonraki kuşaklara aynen aktarılabilen bir miras olduğu göz önünde tutulursa bu tür kelimelerin günlük yaşamdan çıkartılması aile bağlarını yeniden güçlendirmede yapıcı rol oynamaktadır.

3) ELEŞTİRME, YARGILAMA, SUÇLAMA

Eleştiri, yargılama, suçlama gibi gösterilen tutumlar ; “Hiç bir işe yaramıyorsun, Doğru kararlar veremiyorsun, Sınıfın en tembeli sensin” gibi sarf edilen kelimelerle oluşan iletişim kazalarını içermektedir. Böyle durumlarda eşler birbirlerini yahut ebeveynler çocuklarını dinlemeden eleştirmektedirler. Aile içerisinde sık sık bu tür yargı ve suçlamalara maruz kalan bireyler ise bulunduğu ortamlarda çekimser kalmayı tercih etmektedirler. Böylece bu gibi ifadelerle karşılaşmamak için çekimser kalan birey diğer birey ile iletişim kurmaya yanaşmamakta ve kendi kabuğuna çekilerek diğer aile üyelerine karşı içinde büyük kırgınlıklar yaşayabilmektedir. Bu durum ise bireylerin birbirlerine karşı olan öfke düzeyini daha da arttırarak aile içerisinde bireyler arasında başlayan tartışmaların daha şiddetli şekilde yaşanmasına neden olabilmektedir.

4) ZORLA DAYATMA

Aile içerisinde bireylerin iletişim kurarken birbirlerine emrivaki cümleler kurması, zorla dayatması sıkça yaşanan iletişim kazalarından bir diğeridir. Örneğin eşler birbirlerine “Gitmek zorundasın, Bunu bu şekilde yapacaksın, Hemen kaldır şunu yerden” gibi kişiye baskı uygulayarak birbirlerinin kendi başlarına karar verme iradelerini hiçe saymaktadırlar. Böylece zor dayatılan taraf , durumu “Senin adına kararları ben veririm, sen sağlıklı karar veremezsin” şeklinde yorumlamaktadır. Bu tutum karşısında ise birey kendisini yetersiz hissedebildiği gibi, söylenen sözlere karşı agresif, öfkeli ya da korkak davranışlar sergilediği görülmektedir.

5) PSİKOLOJİK ETKİ SAĞLAYARAK İKAZ ETME

“Eğer sen beni üzersen ben de seni üzerim, Dersini çalışmazsan o çok istediğin oyuncağı almam, Bu şekilde davranırsan sonuçlarına katlanırsın” gibi sonuçları vurgulanan ve tehdit içeren sözler karşısında bireyin çekinmesine, korkmasına, kendisini çaresiz hissetmesine, öfkelenmesine neden olan bu tutum da aile içi ilişkiler arasında sık yaşanan bir iletişim kazasıdır. Bu durumda aile bireyleri birbirlerinden rüşvet almayı ve birbirlerini koşullu sevmeyi öğrenmektedirler. Aile bireyleri arasında alınan rüşvetten kastımız ise bu tür tavırların bir süre sonra “Önce şunu yap sonra senin dediğini yaparım” şekline dönüşmesi halidir. Örneğin anne çocuğuna “Derslerini çalışmazsan dışarıya çıkamazsın” gibi diretmeler sonucunda çocuk da aynı şekilde ders çalışabilmek için önce ödül alması gerektiğini anneye yansıtabilmektedir. “Sen beni dışarıya çıkarmazsan ben de ders çalışmam” gibi. Aynı zamanda koşullu sevgiye neden olan bu tutum özellikle çocuklara “Ben annem için şunu yapmadım öyleyse annem beni sevmeyecek” gibi kaygılara da yol açabilmektedir.

6) KALIPLARA SOKARAK İKNA ETMEYE ÇALIŞMA

Kalıplara sokarak ikna etmeye çalışma; eşlerden birinin yahut çocuk ile iletişim içerisinde olurken ebeveynlerden birinin diğeri hakkında ne şekilde davranması gerektiği, nasıl konuşması gerektiği, nasıl hareket etmesi gerektiği ile ilgili aşırı yönlendirici olması hali olarak açıklanmaktadır. Bu durumda kalıplara sokarak şekillendirme yapan birey diğer bireyin kendisine karşı itaatkar davranmasını beklemektedir. Bu nedenle şekillendirmek istediği bireyi, kendi başına bireysel olarak verebileceği kararlardan muaf tutarak, sadece kendi bakış açısıyla gördüğü ve olmasını istediği şekilde davranmasını sağlamaya çalışmaktadır. Örneğin; “Benim dediğim gibi yapmalısın… Bu şekilde düşünmelisin… Senin sorumluğun sadece ders çalışmak” gibi cümleler kişide savunma mekanizmasının devreye girmesine neden olmaktadır. Bireyin kendisine dayatılandan farklı şekilde davranması sonucunda, hata yaptığını düşünerek kendisini suçlu ve günahkar hissetme gibi çarpıtılmış duyguların açığa çıkmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda aile üyeleri kendilerinin üstlenmek istedikleri sorumluluk duygusuna güvenilmediği duygusunu da yoğun şekilde yaşamaktadırlar.

7) ÖĞÜT VERME, SIKÇA UYMAK ZORUNDA OLDUĞU KURALLARI SÖYLEME

Aile içerisinde her bireyin üstlenmiş olduğu bazı roller vardır. Böylece aile üyelerinin her biri kendi aile yapısına özgü kurallar çerçevesinde üstlenmiş oldukları sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak sık sık karşılaşılan iletişim kazalarından bir diğeri ise, eşlerin birbirlerine ya da ebeveynlerin çocuklarına sık sık uymak zorunda olduğu kuralları hatırlatmalarından kaynaklanmaktadır. Örneğin; ebeveynler “Kurallara uymadığın için hatalısın!, Aslında…., Ben senin zamanındayken…, vb.” gibi cümlelerle iletişimlerini sürdürmeye çalışmaktadırlar. Böyle bir tutum halinin ise genelde çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine ve kendisini korumak için isyankar, agresif, tartışmacı bir tavır

takınmasına neden olmaktadır.

8) PROBLEM ÇÖZÜMLERİNDE KENDİ FİKRİNİ EMPOZE ETMEYE ÇALIŞMA

İletişim kazalarına yol açan bir diğer konu, aile içerisinde çıkan bir sorun ya da anlaşmazlık sonucunda aile bireylerinden birinin problemi nasıl çözeceği konusunda kendi fikrinin daha ağır bastığını diğerlerine diretmesi ile ilgilidir. Bu direnme sırasında fikrini kabul ettirmek için direnç gösteren birey diğer aile üyelerinin fikirlerini dinlememekte, hatta diğer aile üyelerinin fikirlerini de önemsemediğini yansıtabilmektedir.

Bu tutum yansıtılarak “Kesinlikle böyle olacak, Bu işi bir tek ben çözerim, Benim dediğim gibi hareket edin” gibi cümlelerle her ne kadar diğer aile üyelerine yardımcı olmaya çalışıldığı düşünülse de bu durum diğer üyelerin olası bir problemde çözümler düşünmelerini engelleyebilmektedir. Aynı zamanda diğer birey için biri olmadan sorunların üstesinden gelemeyeceğini ve en ufak bir sorunda yanında birilerine ihtiyacı olduğunu düşünmesine neden olabilmektedir. Aile içerisinde gösterilen bu tutum özellikle çocuklar üzerinde özgüven zedelenmelerine yol açabilmektedir.

Aile İçerisinde En Sık Görülen İletişim Kazaları

* Şiddetli öfke patlamaları

* Eşe veya çocuğa karşı gösterilen sözel ya da fiziksel şiddet

* Özgüven kaybı

* Gösterilen eleştirilere karşı aşırı duyarlılık

* Alkol ve madde kullanımına yönelme

* Aşırı sahiplenme

* Kıskançlık

* Depresyon belirtileri

* Yalnızlaşmak isteği ve sosyal ortamlara karşı antipati hissetme

* Aile bireylerinin birbirlerine karşı yalan söylemeye başlaması

AİLE İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞEN İLETİŞİM KAZALARINI ÖNLEYEBİLMEK İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN UNSURLAR

ETKİN DİNLEME BECERİSİ EDİNME:

Dinleme eyleminin etkin olabilmesi için; dinleyen tarafın dikkatinin sadece karşısında , konuşan kişi üzerinde olması gerekmektedir. Böylece dinleyen birey konuşan bireyi anladığını sözel ve davranışsal şekilde karşı tarafa yansıtarak sağlıklı bir diyalog gelişiminin olmasını başarmış bulunmaktadır. Örneğin eşiniz, “Önemli bir toplantım var. Nasıl geçecek merak ediyorum“ dediğinde “Bu durum seni kaygılandırıyor mu?“ şeklinde karşılık vermek , etkin dinleme sonucunda anlatılmak istenen içeriğin sağlıklı bir iletişim yolu ile eşe geri bildirimi sağlamaktadır. Böylece, eşlerin birbirini etkin dinleyebilmesi halinde birbirlerine saygı duyduklarını hissettirerek iletişimi daha olumlu boyutlara taşımış olmaktadırlar.

 

EMPATİ KURMA:

Aile içi iletişimi daha sağlıklı bir boyuta taşımanın bir diğer yolu da empati kurmaktır.
Empati; Kişinin anlatmak istediği duyguların yoğunluğunun önemini algılama ve anlama kapasitesidir. Dinleyen kişi anlatan kişinin yerine kendisini koyarak olaylara karşısındaki bireyin bakış açısıyla bakması, doğru olarak anlaması, hissetmesi ve geri bildirim sağlamasıdır.

Empati yoksunluğu çalışan eşler ile ev hanımları arasında oldukça yoğun yaşanabilmektedir. Bütün gün ev işleri ve çocuk bakımı ile yorulan kadın eşi eve geldiğinde “Bütün gün evdeydin. Ne yaptın ki yoruldun?” sorusu ile sıkça karşılaşarak eşinin kendisiyle empati kuramadığına tanık olmaktadır. Aynı şekilde çocukların arkadaşları ile olan problemleri öğrenildiğinde, çocukça davranışlar olarak beklenilen ilginin görülmemesi halinde ebeveynlerin çocuğu anlayamama nedeni empati kuramamaktan kaynaklanmaktadır.

KARŞILIKLI SAYGI ÇERÇEVESİNDE İLETİŞİMİ SÜRDÜRME:

Aile içi iletişimde saygı kavramı aile üyeleri arasında sıcak ilişkilerin kurulması için önemli rol oynamaktadır. Muhakkak ki aile üyeleri her konuda fikir birliği edememektedir. Farklı bakış açıları ve farklı beklentiler sonucu ortaya fikir ayrılıklarının çıkması mümkündür. Ancak aile üyeleri birbirlerini etkin dinleyebilir ve fikirlere karşı saygılı yaklaşım gösterebilirse aile içi bağlar daha da kuvvetlenmiş olmaktadır.

BİZ DİLİ İLE İLETİŞİME GEÇME:

Aile içi iletişimde her zaman üyelerin beraber hareket etmeleri beklenemez. Benim yaşamım, senin isteklerin, onların düşünceleri gibi fikir ayrılıklarının olması oldukça doğal bir süreçtir. Ancak ben ve sen dili belli sınırlar çerçevesinden çıktığı takdirde aile üyeleri arasında kutuplaşmaların ve fiziksel ayrılıkların olduğu görülmektedir. Bu nedenle “Biz dili“ birleştirici ve yapıcı dil olarak kabul edilmektedir. Biz kavramı içerisinde en az iki kişinin bir arada bulunduğunu ifade etmektedir. Bu nedenle kutuplaşmaların artmaması için biz dili ile hareket etmeye dikkat etmek gerekmektedir.

ELEŞTİREL YAKLAŞIMDAN ÇOK OLUMLU ÖZELLİKLERİ ÖN PLANA ÇIKARAN BİR İLETİŞİM TÜRÜNÜ BENİMSEME:

Aile üyelerinin sağlıklı bir iletişim kurabilmesi için birbirlerini yaklaşım tarzları ve tutumları ile motive etmeleri de gerekmektedir. Kendisini eksik ve başarısız hisseden birey bu sorununu anlattığında çözüm yollarından çok eleştiri ve suçlamaları duyuyor ise sağlıklı ve akıcı bir iletişimin olmadığı görülmektedir. Örneğin; Matematik dersinden kötü not alan çocuğa bu konu ile ilgili şu şekilde yaklaşılabilir. “Matematik dersinde iyi olmadığını düşünebilirsin. Ancak sen iyi bir dinleyicisin. Konuları öğretmeninin ağzından daha dikkatli dinlersen bu dersten daha yüksek notlar alabilirsin” gibi… Böylece iletişimde hem güven unsurunu sarsmamış hem de çocuğun kendine olan güvenini zedelemeyerek cesareti arttırılmaya çalışılmıştır.

BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME:

Ev içerisinde birlikte geçirilen zamanın azaltılması aile bireylerini kutuplaşmaya iten bir süreçtir. Örneğin ev içerisinde anne mutfakta, baba salonda televizyon başında, çocuk ise odasında bilgisayar başında vakit geçiriyorsa bu durum aile bireylerini zıt kutuplara itmekte ve iletişimin kopmasına neden olmaktadır. Bu tür iletişim kopukluğunu engelleyebilmek için aile üyelerinin birlikte hareket ettikleri ortak paylaşım alanlarının benimsenmesi gerekmektedir. Örneğin; salondaki televizyon babanın televizyonu olarak şahsileştirilmemelidir. Bunun yerine yemekten sonra salonda hep birlikte televizyon izlenebilir şeklinde birlikte zaman geçirmeye ilişkin paylaşımlara yönelmek gerekmektedir.

Sonuç olarak; Aile kavramı Türk toplumunda her şeyden çok önem verilmesi gereken bir kavramdır ve sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için kaliteli ve etkili iletişimin rolü çok büyük bir etkendir. İletişimde zarif ve nezih olmak , yaşanan iletişim kazalarına karşı yıkıcı şekilde karşılık vermemek , karşımızdaki kişinin hatasını düzeltmesine fırsat vermek , aile içerisinde daha yapıcı iletişim içerisinde olmak aile birliğinin korunmasına, sağlıklı aile birimleri içersinde daha sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlayacaktır.

Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezi Uzman Klinik Psikolog; Burcu Yarapsanlı ZAYİM